ANTİK KENTİN GENEL TARİHİ VE MİMARİSİ

Çanakkale il sınırlarında yer alan Troya Antik Kenti, Kaz Dağları’nın eteklerinde kurulmuştur. Kentin tarihi geçmişi M.Ö. III. yüzyıla dayanmaktadır. Kent, 1998 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir. Birçok mitolojik hikâye barındıran kent, Tros’un oğlu İlios tarafından kurulmuştur. 

Truva Savaşı’nın yapıldığı yer olarak da bilinen Troya Antik Kentin’de savaşın çıkma nedeni burada düzenlenen dünyanın ilk güzellik yarışması olmuştur. Hera, Afrodit ve Athena’nın katıldığı yarışmanın jüri koltuğunda Paris oturmaktadır. Paris’in Afrodit’i seçip Helena’yı kaçırması ile savaş başlamıştır. Ayrıca kentin İlyada Destanı’nda anlatılması da kente önem kazandırmıştır. Kentin girişinde efsaneyi simgeleyen Truva atı bulunmaktadır.

Troya ilk kurulduğunda bir liman kenti olarak kurulmuştur. Ancak daha sonra Karamenderes ve Dürmek çaylarının getirdiği alüvyonlarla denizin dolduğu ve kentin limandan uzaklaştığı biliniyor. Hem ticari hem de coğrafi konumu sebebiyle önemli olan kentin limandan uzaklaşması öneminin kaybolmasına sebep olmuştur. Antik kentte günümüze kalan en önemli yapılar kent duvarları, Roma tiyatrosu, Athena Tapınağı, hamam ve Odeion’dur. Konferans, konser ve birçok etkinliğin yapıldığı Odeion Roma İmparatoru Hadrian’a ithafen yaptırılmıştır. Roma ve Yunan Dönemi’nde inşa edildiği düşünülen kutsal alan, kenti dini açıdan önemli bir merkez haline getirmiştir. Bu alanda sunaklar ve adak kuyuları bulunmaktadır. Yine Roma Dönemi’ne ait olan hamam, agoranın yanında yer almaktadır. Kentte bulunan Athena Tapınağı, kentin sembolü olmuştur. 36 x 16 metre boyutlarındaki tapınak dor düzenindeki sütunlar ile çevrilmiştir.  

Troya Antik Kenti’nde 1871 yılından itibaren yapılan kazılarda kentin defalarca ve çeşitli sebeplerle yıkılıp yeniden yapıldığı ortaya çıkmıştır. Kazılar sırasında evler, hamamlar, tiyatrolar ve daha birçok eser bulunmuştur. Ayrıca bu kazılarda Troya Antik Kenti’nde ilk insan yerleşiminin Erken Tunç Çağı’nda başladığı görülmüştür. Kazılar sırasında Troya Antik Kenti’nden çıkarılanlar, çevresindeki kentlerden çıkarılanlar ve Troya’nın hazinesinin bir kısmı (Heykeller, mezar taşları, sikkeler…) kentte yer alan Troya Müzesi’nde sergilenmektedir. Arkeolojik olarak çok kıymetli olan kent, dünyanın en çok bilinen antik kenti olma özelliğine özelliğine sahiptir. 

-2-

KENTİN KATMANLARI VE ARKEOLOJİK KAZILAR

Yapılan arkeolojik kazılar ile kentin kesintisiz 10 katmandan oluştuğu ortaya çıkmıştır. Erken Tunç Çağı ile başlayan katmanlar Roma Dönemi ile son bulmuştur. Bu katmanlarda 50 farklı yapı evresi bulunmuştur. Günümüzde bu katmanlar antik kentte numaralar ile belirtilmektedir. Troya 1 katında dar ve uzun evler bulunmuştur. Bu katmanda 11 yapı evresi bulunmaktadır. Troya 2 (M.Ö. 2500-2200), kültür katı olarak da nitelendirilmiştir. Mimari gelişmişlik açısından bir önceki katmanla arasında büyük bir fark vardır. Dar sokakların içinde küçük ama çok odalı evler bulunmaktadır. Bu katta bulunan en ilginç yapı megarondur. Çok odalı ev anlamına gelen megaron, sütun ve avlu bulundurmaktadır. Yunan tapınaklarının temeli niteliğindedir de denilebilir. İlk üç katman evresinde kent, liman kenti olma özelliğini korumuştur. 2. Katman gibi Troya 3,4 ve 5 de yangın ile yok olmuştur. Troya 5, mimarinin oldukça geliştiği bir katmandır. Evler üçüncü katmanın aksine planlı inşa edilip birkaç odalı ve avluludur. Troya 6 (M.Ö. 1800-1300) görkemiyle bilinmektedir. Burada Anadolu’ya özgü mimari izlere rastlanmıştır. İşçilikleriyle öne çıkan surlar kireç taşından yapılmış ve kulelerle desteklenmiştir. Oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Bu dönemin deprem ile yıkıldığı düşünülmektedir.  Kazılar esnasında çıkarılan mühürde Hititler’in izine rastlanmaktadır. Troya 7 (M.Ö. 1300-1100) ise yangın ile kaybolmuştur. Troya 8 (M.Ö. 700-85) Persler’in ve Büyük İskender’in dönemidir. Bu katmanda bulunan en önemli yapı Athena Tapınağı’dır. Tapınağın bulunduğu yerde Schliemann tarafından yapılan tahribat sonucu oluşmuş bir çukur bulunmaktadır ve onun ismi ile bilinmektedir. Roma Dönemi Troya 9’da (M.Ö 85-M.S. 500) ortaya çıkmıştır. Troya’nın önemli ticari bir yer haline gelmesi de yine bu dönemdedir. Kazılarda Roma Dönemine ait tiyatro ve meclis kalıntıları bulunmuştur. Son katman olan Troya 10 da kent bir dönem rahiplik merkezi olmuştur. Daha sonrasında bir süre yerleşim olmamıştır. Yunan-Roma kutsal alanı ve eski kent yerleşmesinde birçok mezar kalıntısına rastlanmıştır. M.S. XIV. Yüzyılın sonunda Osmanlı tarafından yapılan fetihler ile kent tamamen terk edilmiştir.