IHLARA VADİSİ

 

Tarihi kaynaklarda adı Peristremma olan Ihlara Vadisi Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde yer almaktadır.

Dünyanın en önemli kanyonları arasında yer alan Ihlara Vadisi’nin uzunluğu 14 kilometre, derinliği 150 metre ve genişliği 200 metredir.  Vadiye gelen ziyaretçiler gezmek için iniş ve çıkış olmak üzere toplam 382 basamaklı merdiven kullanmaktadır. 

Ihlara Vadisi’nin asıl oluşumu tektonik yükselmeler ve güneybatısında bulunan Hasandağı volkanının püskürmesine dayanmaktadır. Bu oluşumlar sonrası zeminde oluşan çöküntüde Melendiz Nehri’nin ilerlemesi ve uzun yıllar aşındırması sonucu günümüzdeki görüntü meydana gelmiştir. Ihlara Vadisi boyunca ilerleyen ve araziyi yaran Melendiz Çayı vadide eşsiz bitki örtüsünün oluşmasını sağlamıştır. Ilısu ve Selime arası kuş uçuşu 10 kilometredir ancak Melendiz Çayı’nın çizdiği menderesler sebebiyle bu mesafe vadinin uzunluğu olan 18 kilometreyi bulmaktadır. Bu mendereslerin sayısı yaklaşık olarak 30’dur.

Binlerce yaşam alanı barındıran kanyon, içinde insanların yaşadığı en büyük kanyon özelliğini de taşımaktadır. Vadinin yapısı Melendiz Nehri’nin kayaları şekillendirmesi ile oluşmuştur. Aynı zamanda Melendiz Nehri Ihlara Vadisi’ndeki yaşamın da kaynağıdır. Vadide 105 dini yapı bulunmaktadır. Kiliselerin tarihi 4. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar uzamaktadır. 11. yüzyılda Selçukluların gelmesi ile yeni kilise yapılmasına izin verilmemiştir. Bu kiliseler zaman zaman inziva amaçlı kullanılsa da savaştan kaçanlar için sığınma yeri olarak da kullanılmıştır. Kiliseler kayaların oyulması ile yapılan tüneller ile birbirlerine bağlanmışlardır. Zamanla yaşanan göçükler sebebiyle günümüzde yalnızca 14 tanesi gezilebilmektedir. Vadinin korunaklı yapısı Hristiyanlar için önemli bir yer olmasında etkili olmuştur.  Bu kiliseler vadinin etrafında yer alan kayaların yontulması ile oluşturulmuştur. Kiliselerin yanında yine kayaların oyulması ile oluşturulan mekanlar bulunmaktadır. Bu mekân ve kiliseler Ihlara Vadisi’ni kültür ve medeniyet alanında önemli bir yere taşımıştır. Kiliseler özelliklerinden dolayı Bizans Tipi ve Kapadokya Tipi olarak ikiye ayrılmaktadır.  Bu kiliselerin en meşhur olanları ise Yılanlı Kilise, Direkli, Pürenliseki, Sümbüllü ve Ağaçaltı kiliseleridir.

Vadinin çevresi, duvarları ve yamaçları birbirinden farklı bitki örtüsüne sahiptir. Vadinin tabanında yer alan suyun çevresi oldukça yeşil ve zengin bitki örtüsüne sahiptir. Vadinin çevresinde ise bunun tam tersi olarak daha cılız ve bozkır bir görüntü hakimdir. Yeşilin bu şekilde vadinin içine gizlenmiş olması vadiyi özel kılan sebeplerden birisidir. Vadideki bu bitki örtüsünün değişimi, iklimi hakkında da bilgi vermektedir. Vadi dışında karasal iklim hakimken içinde Akdeniz iklimine yaklaşmaktadır. Vadinin içinde birçok bitki çeşidine rastlamak mümkündür. Antep fıstığı da bunlardan birisidir.  

Doğa ile iç içe olmasına rağmen vadide pek çok salgın hastalık yaşanmıştır. Bu salgınlar birçok rahibenin ve çocukların ölümüne sebep olmuştur. Mumyalar kilisenin mezarlarında saklanırken daha sonra Aksaray Müzesi’ne götürülmüştür.