HİERAPOLİS ANTİK KENTİ
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’nde bulunan antik kent, Denizli’nin 18 km kuzeyinde yer almaktadır. M.Ö. II. Yüzyıl başlarında, Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından kurulmuştur. Adını, Bergama’nın kurucusu Telephos’un karısı olan Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan almaktadır. Arkeoloji literatüründe Hierapolis Antik Kenti; ‘’Holy City’’ yani ‘’Kutsal Kent’’ olarak geçmektedir. Kent surlarının dışında bulunan nekropol alanları (Kuzey ve Güney), Güneybatı Anadolu’nun en büyük nekropolü özelliğine sahiptir.
Deprem kuşağında yer alan antik kent, Neron Dönemi’nde gerçekleşen depremde büyük hasar almış ve tamamen yenilenmiştir. Gerçekleşen depremler sonrasında Helenistik özelliğini kaybetmiş, tipik Roma kenti haline gelmiştir. M.S. 80 yılında Aziz Philip’in burada öldürülmesinden dolayı Hristiyanlık merkezi olmuştur. XII. Yüzyıl sonlarında antik kent, Türklerin eline geçmiştir.
Hierapolis; Kuzey Bizans, Frontinus ve Güney Bizans Kapıları arasındaki caddeler ve sokakların kesişimleri sebebiyle ızgara planına sahiptir. Antik kent içerisinde; 10 bin kişilik tiyatro, agora, büyük hamam – bazilika, su kanalları, su deposu, köprü, surlar, Kleopatra havuzu, Apollon tapınağı, St. Philippus’un mezarı, St. Philippus Martyrionu, kilise ve katedral yer almaktadır.
Antik kentin en etkileyici mekânlarından biri, Cin deliği ya da Cehennem ağzı adı verilen deliktir. İçerisinde kaynayan karbondioksit içerikli su, minerallerle birlikte yukarı çıkmakta ve kalkerli taşa dönüşmektedir. Bu alanda bulunan insanların yoğun karbondioksiti soluyarak ölmesi sebebiyle, deliğe Hades’in deliği de denilmektedir.
WordPress ile gururla sunuluyor